KİŞİSEL

Üniversite mezunu neden işsizdir ?

Ülkemizin en büyük sorunlarından biriside üniversite mezunlarının işsizliğidir. Peki, üniversite mezunları neden işsiz kalır? Bu sorunu etkileyen ve arttıran faktörler nelerdir? Şunu da söylemek gerekir; İşsizlik, sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir sorundur. Bu sorun beraberinde göçü getirir. Bu sorun beraberinde madde bağımlılığını getirir. Bu sorun beraberinde toplumsal öfkeyi, hatta intiharı getirir. …

Sadece bu sorunları mı beraberinde getirir ? Hayır! Bu sorun edebiyata yansır. Bu sorun müziğe yansır. Bu sorun seçimlerde sandığa yansır!

TÜİK verilerine göre eğitimli işsiz sayısı yıllar itibarıyla artış gösteriyor.Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre, 692 bin üniversite mezunu işsiz var. İşkur’a kayıtlı 355 bin üniversiteli işsizden 6 bin 266’sı yüksek lisans mezunu, 263’ü ise doktoralı olduğu belirtildi. Üniversite sınavlarına giren bir milyondan fazla genç, iyi eğitim alacağı bir üniversiteyi hayal ediyor. Yarın Bakış’tan İsa Yazar’ın haberine göre, üniversite diplomalı yüz binlerce genç ise iş bulamama sıkıntısı yaşıyor. TÜİK’in 2015 yılı verilerine göre, üniversiteli işsiz sayısı 692 bin. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistikleri eğitimli işsizler ordusunun her geçen gün arttığını ortaya koyuyor. İşkur’a kayıtlı işsizlerden 186 bini lisans, 163 bini önlisans, 6 bin 266’sı yüksek lisans mezunu, 263’ü ise doktoralı. İşsizler kervanına katılanlar arasında Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden mezun olup yine en iyi üniversitelerinde yüksek lisans ve doktora yapanlar bile var. Eğitimli işsiz sayısı 2014 yılına göre 86 bin kişi artarken, bazı alanlarda eğitimli işsizlik oranı yüzde 20’ye kadar çıkıyor. İş bulamayan eğitimli nüfus son çareyi yurt dışına gitmekte görüyor. Ancak bunu gerçekleştirebilenlerin sayısı da sınırlı.t24.com.tr

Aşağıda alıntı yaptığım yazının web sitesinde tam yazı mevcuttur. Okumanızı tavsiye ederim.

Kasım 2016 itibari ile Türkiye’deki işsizlik oranı %12,1 olarak gerçekleşti. 15–24 yaş arası genç işsizlik oranı ise %22,6 yani bu yaş grubundaki her dört genç den biri işsiz. Ne eğitimde ne istihdamda olanların oranı ise %23,9. Yani 15–24 yaş arası genç nüfusun %23,9’u ne bir eğitim alarak becerisini geliştiriyor ne bir işte çalışarak üretime katkıda bulunuyor. Bu iki oranı birleştirdiğimizde 15–24 yaş arası genç nüfusun %46,5’i hemen hemen yarısı ülke ekonomisine bir katkısı yok. TUİK 2015 nüfus istatistiklerine göre Türkiye’de 12 milyon 899 bin 667 15–24 yaş grubunda genç nüfus bulunmaktadır ve bu nüfus içinde yaklaşık 6,5 milyon genç işsizdir. Bu nüfus içindeki yaklaşık 3 milyon genç ise ne eğitimde ne istihdamda yer almaktadır.https://medium.com

# Üniversite Dönemindeki Sıkıntılar

Çoğumuz üniversiteyi, su gibi, hava gibi insanın yaşamındaki zorunlu ihtiyaçlarından biri olarak görüyoruz. Aile baskısı da buna ekleniyor ve birkaç yıl ders çalışıp üniversite kazanamasak bile tekrar üniversite sınavlarına hazırlanıyoruz.

Üniversiteyi kazandıktan sonra doğal olarak masraflar artıyor. Yol masrafları, yurt parası, eve çıkacaklar için ev içi masraflar, okul içi masraflar(fotokobi,kitap, gece öğretimleri için harç vb)… Peyzaj, teknik resim gibi bölümleri okuyanlar için, daha büyük masraflar ortaya çıkıyor.

Yoğun geçen yılların ardından üniversiteden mezun oluyoruz. Öğrenci sıfatını okulda bırakarak memlekete geri dönüyoruz ve asıl hayatın bundan sonraki dönemlerde başladığını görüyoruz. Oysa ne dertleri vardı, üniversite mezunlarının; hocalar, not, vize, final, bütünleme, yaşamsal sıkıntılar…

Anlıyoruz ki, para kazanmak gerçekten de kolay değil. Aileye yük olmaktan kurtulma yolları arıyoruz ve bulunduğumuz ilde hemen iş arayışına çıkıyoruz. Ve fiyasko…

# Mezun Sayısı ve İş İmkanları

İş yok mu ? Var! Gerçekten şu dönemde işsiz kalmanın imkanı yok. İllaki bir yerde işe başlayabilirsiniz. Mesela İŞKUR’un sitesine girerek iş arayabilirsiniz. Karşınıza sayfalarca iş imkanı çıkacaktır: Kasiyer, beden işçisi, genel muhasebe, komi, kurye en çok rastlayacağınız iş ilanlarındandır.

2012 yılından bu yana İİBF’den mezun olanların sayısı 1.5 milyona dayandı. Bunlardan 400 bin kişi hâlâ işsiz. İİBF mezunlarına her yıl yaklaşık olarak 500 bin kişi ekleniyor. TORBA yasa sonrası 40 bin öğretmen ataması yapılacak olması uzunca bir süredir bu haberi bekleyen öğretmen adaylarını sevindirdi. Fakat maalesef Türkiye’deki eğitim sisteminin yanlışlarının bedelini ödemek zorunda kalan 400 bin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) mezunu atanmayı bekliyorlar. akşam.com.tr

Türkiye’de en çok mezun veren fakültelerden biride İktisadi İdari Bilimler Fakülteleridir. İİBF’nin içerisindeki bölümler gerçekten de bir ülkenin dinamosudur. Ancak bu bölümlerde kadro bulmak oldukça zor. KPSS’den iyi bir puan ve öncesinde KPSS’den iyi bir puan almak için yoğun bir şekilde ders çalışmak gerekir.

Özel sektörde ise, üniversite mezununa tamamıyla vasıfsız gözüyle bakılıyor. Açıkcası haklılık payı da var. Çünkü mezun olduktan sonra, aslında üniversitedeki eğitimin çok çelimsiz bir eğitim olduğunu görüyoruz. Örneğin üniversitede gördüğümüz muhasebe dersleri ile bir muhasebe bürosundaki işlemlerin arasında fazlasıyla fark var. Mesele sadece, kasadan para çektim; 100 Kasa Alacaklı olur meselesi değil.

 

# Meslek İçin Değil, Akademik Çalışma İçin; Üniversite

Şunu söyleyebilirim ki, bir üniversite mezununun vereceği en iyi karar ve yapacağı en iyi iş; akademisyenliktir. Zaten üniversitedeki eğitim de buna yönelik bir eğitimdir. Üniversitedeki bilgiler, sizi bir şirketin herhangi bir departmanında personel olarak çalışmanıza yetmeyecektir. Bu departmanlarda çalışabilmek için, üniversite haricinde, çalışacağınız alanla ilgili en az 3 yıl tecrübeli olmanız ve çeşitli kurs ve programlara katılmalı, çeşitli sertifikalar almalı ve en önemlisi, iyi bir ingilizceye sahip olmanız gerekmektedir.

 

# Teorinin, Günlük Yaşamda Uygulanamaması

Üniversite mezunları, Batı(Avrupa) standartlarında ki işçiliği, toplumsal hayatı, devlet yönetimini, inşaat sektörünü, kısacası batının tüm kurallarını öğrenerek mezun oluyor. Ancak mezun olup, çalışan olarak topluma katılmak istediğinde, hem bu kuralları uygulayamıyor, hem de öğrendiği şeyleri unutup, sil baştan, yeni bir mekanik öğrenme yoluna giriyor. Üniversite mezunlarının, hor görülmesi, bilgisiz görülmesi, tecrübesiz görülmesinin en büyük nedeni de budur. Bu uygulama yanlış mı? Hayır! Ancak, malesef, karın doyurmuyor!

 

# Emek Yoğun / Mavi Yakalı Toplum

Üniversite mezunlarının, iş bulamamasındaki bir diğer neden de, ülkemizde bilgiye dayalı çalışma yönteminin gerektiği kadar gelişememesinden kaynaklanıyor. Örneğin bir ülkede, şirketleşme ve kurumsallaşma gelişmiş olmalı ki, kamu yönetimi mezunları, iktisat mezunları, işletme ve çalışma ekonomisi mezunları, özel sektörde iş bulabilsin.

Bu örneği uzatabiliriz: Edebiyatın/Sanatın gelişmediği ve önem verilmediği ülkelerde, ressamlık, müzik, bale gibi bölümlerde eğitim görmek…

Burada şu sonucu çıkarabilirsiniz; ”Bilgi gerektiren üniversite bölümleri, emek gerektiren üniversite bölümlerinin yanında dezavantajlı konumdadır.” Kısmende olsa doğrudur. Mühendisliklerin bu açıdan avantajlı olan bölümlerden sayabiliriz. Örnek vermek gerekirse, ülkemizde inşaat sektörünün oldukça gelişmiş olması, inşaatçılıkla alakalı bölümlerden mezun olanlara avantajlar sunmaktadır.

 

İşsizliğin, toplumsal sancıları her zaman vardır.  Terör, madde bağımlılığı, toplumsal şiddet gibi sorunları etkilediğini de düşünmek gerekir. İstihdamın ülke geneline yayılmaması beraberinde, göçü getirir. Göç, altyapı sorunlarına neden olur… Kısacası işsizlik, sorunlar zincirinin ilk halkalarındandır ve sorunu temelinden çözmeden, ülkenin refaha ulaşmasının zor olduğunu görmek gerekir.

Tabi, ucuz işgücü gibi bir amaç yoksa…

 

 

 

Etiketler

Sonra bunları okuyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir