KİŞİSEL

Okuryazar olmayan Zengin, Okuryazar Fakirleşti

Son haftaların en dikkat çekici manşeti, ”Okuma yazma bilmeyen zenginleşti, üniversite mezunu yoksullaştı” başlıklı manşetiydi.

Peki bu manşetin içeriği nedir?

Türkiye’de son 10 yılda üniversite mezunları yoksullaşırken, okuryazar olmayanlar yoksulluktan kurtuldu. 10 yılda okuryazar olmayan yoksul sayısı 446 bin azalarak 1 milyon 523 bine inerken, üniversite mezunlarından yoksullaşanların sayısı 126 bin artarak 150 bine ulaştı.haberturk.com

Tabloda da belirtildiği gibi, 2006 ve 2016 yılları aralığını kapsayan bir istatistik mevcut. Bu tabloya bakarak, ”Okuryazar olmayanlar azalmış ve bu dönemler arasında okuma yazma oranı arttmıştır. Bu yüzden okuryazar olmayanların sayısı, okuryazar olanlara katılmış ve bu nedenden dolayı okuryazarların yoksullaştığı görüntüsü ortaya çıkmış olabilir.” denebilir. Varsayalım ki öyle olsun. Bu varsayım; ”Okuryazarlar yoksullaşmamıştır.” dedirtir mi?

Bu tabloları yorumlarken, açıkçası tek bir nedenden de bahsedilemez. Nüfus artışı, eğitime verilen önem gibi birçok neden, bu tablonun oluşmasına etki etmiş olabilir. Ancak, benim değinmek istediğim konu biraz farklı.

Benim düşündüğüm;

Bu manşetin odak noktasındaki kişiler; üniversite mezunları

*Lise bittikten sonra, üniversite kazanamayanların çoğu, özel sektörde çalışmaya başlıyor. Bu sayede hem meslek öğreniyorlar, hemde erken yaşta para kazanmaya başlıyorlar. Bu kişiler, okul hayatlarını bitirdikleri için, hemen askere gidiyorlar ve geri döndüklerinde daha ciddi işlerde çalışıyor, ev geçindirecek duruma gelebiliyorlar.

*Liseden hemen sonra üniversite kazananlar, daha iyi bir gelecek için mücadele ediyor. Üniversiteden sonra, kısa dönem askerlik yapıyorlar. Bu dönemlerde, hem mesleksiz, hem tecrübesiz olup, hemde gittikçe de yoksullaşıyorlar. Özel sektör düşünmeyip, KPSS‘ye hazırlanıp memur olmak isteyenlerin işleri ise, daha da zor oluyor. Üniversite mezunlarının tecrübesiz olması, bir iş bulmasını da geciktiriyor. İşsiz kalanların da, hiçbir kazançları olmamasına rağmen sınav parası, dershane parası yatırmak ve günlük giderlerini karşılamak zorunda olmaları hem ailelerini hemde kendilerini zor duruma düşürüyor.

Üniversite mezunlarını, liseden sonra en az 5 yıl daha maaşsız, sadece harcama yapacağı bir dönem bekliyor.

Bu dönem içerisinde, liseden mezun olup özel sektörde çalışmaya başlayanlar ve/veya lise bile okumayıp özel sektörde çalışmaya başlayanlar ne yapıyor ?

Örnek olarak, kuaförlük mesleğini ele alalım. Lise mezunu ya da ortaokul mezunu olup, eğitim hayatına gerek maddi, gerek ailevi, gerekse diğer farklı sorunlardan dolayı, devam etmemiş olan bir kişi, kuaförde çırak olarak işe başlamış olsun. En azından, 5 yılda mesleğini eline almış, kuaför işletmesi açabilecek duruma gelmiştir.

Ya da, iş makinesi operatörü olmak için, eğitim hayatını sonlandırıp, iş makinesi yağcısı olarak işe başlamış birini düşünelim. 5 yılını bu sektöre vererek, mesleğini hayli hayli eline almış olabilir.

Şimdi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu bir kişiyi düşünelim. Bu kişi, 4 yılını bir alanda akademik bilgiye ayırmış ve mezun olmuş olsun. Mezun olduktan sonra, okuduğu bölümle alakalı bir işe girme olasılığı nedir ? Bir muhasebe bürosunda işe başladığını düşünelim. Alacağı maaş nedir ? Muhasebeci olmak için şartlar nedir?

İş makinesi operatörü, günümüz şartlarında, 2500TL maaş alıyor.

Üniversite mezununun ise, daha atlaması gereken çok engel var.

Bu konu, uzar gider…

Burada anlatmak istediklerime karşılık, ”Okumasaydın Kardeşim!” diyebilirsiniz. ”Hukuk, tıp gibi iyi bir bölüm okusaydın!” da diyebilirsiniz. Diyorsanız, siz de haklısınız…

Bir anı;

Cuma namazını kılmak için, en yakın camiye gitmiştim ve dışarıdaki avluda anca yer edinmiştim. Bu sırada, yağmur hızlanmıştı. Cami imamı vaaz verdiği sırada, dışarıda saf tutan amcalardan birkaçı, ”Hoca, Islanıyoruz!” diye bağırmıştı. Kısacası; imamdan, vaazı erken bitmesini ve cuma namazının biran önce başlamasını istemişlerdi. Bu sırada, caminin içerisinde bulunan bir amca, ayağa kalkarak camı açtı ve caminin dışından şikayet edenlere şöyle seslenmişti, ”O zaman erken gelseydin!”

Sonra bunları okuyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir