KİŞİSEL

KYK Yurtları Nasıldır? : 4 Yıl KYK Yurdunda Kaldım.

KYK yurdunda, 8 kişilik bir odada, dört yıl kaldım. Hiç tanımadığım kişilerle, yan yana kalmak zorundaydım. Saklanacak tek yerim yorgan altıydı, tuvaletti, banyoydu…

Beni düşünün, en kötüsü benim diye düşünün ve KYK yurtları ile ilgili söylediklerimi ciddiye alın. KYK yurdunda kalıp kalmamaya yazımın sonunda karar verin. Çünkü, insanlarla kolay kaynaşabilen, ortamdan ortama kolay atlayabilen, kalabalığı seven birisinin söyledikleri, benim gibi birinin söyledikleri yanında daha hafif kalır. Onlar fazla zorlanmazlar, ama ben çok zorlandım.

Hangi KYK Yurdunda Kaldım ?

Ordu, Ünye ilçesinde bulunan KYK yurt binasında kaldım. Yurt binası, bildiğiniz orta halli bir apartman binasıydı. Yurt için yapılmamıştı yani…

Yurdumuzda, bir yemekhane, her katta iki tuvalet iki banyo, dört oda vardı. Bir dairedeki odalar: Sekiz kişilik bir oda, altı kişilik iki oda ve dört kişilik bir oda…

KYK Yurdunda İlk Senem

Aileme ısrarla ”Ben yurtta kalmam” dedim. Yurtta kalmamak isteyişim, Ünye’deki yurtla alakası yoktu, hiçbir yurtta kalmak istemiyordum. Ancak, elden ne gelir… Yurda geldik, çarşafları aldık ve odaya çıkarken, ağabeyim bana ”Hee! Güzelmiş! Her şey askeriyedeki gibi…” demişti. Odaya geldik ve çarşafları yatağıma attım. Üst ranzada kalıyordum. Üst ranzada kalmayı ben istemiştim, çünkü alt ranzayı seçersem, insanlar benim yatağıma oturabilir, yanımdan geçebilir, sürekli rahatsız edilirim diye düşündüm.

Benim odam, sekiz kişilikti. Demir yığını gibiydi; ranzalar, dolaplar ve masa… Çarşaf mavi, ranza mavi, dolap mavi, masa mavi…

Odaya ilk ben gitmiştim. Birkaç gün tek başıma odada kalmıştım ve açıkçası hoşuma gitmişti.

Gel zaman git zaman, odadaki herkes gelmişti. Odadaki üç kişi, 2. sınıftı ve yurt ortamına adapte olmuştu. Geriye kalan beş kişi, köşeye sıkışmış kedi gibiydi.

Ve yurt ortamı, gerçekten de askerde anlatılanlar gibiydi. Ast-Üst ilişkisi vardı. Üst sınıflar, yeni kayıt yaptıranlara sürekli semt bakışı atıyordu. KYK yurdunda ilk senesi olanların bir ortamda bariz parıldadığını 2. sınıfa geldiğimde anladım.

Yatarken yorganı başıma kadar çekiyordum, ayaklarım dışarıda kalırdı. Üst ranzayı seçtiğime pişman olmuştum çünkü, odanın ışığı gözlerimi oldukça rahatsız ediyordu. Odada sürekli muhabbetin olması, kimisinin müziği açıp dinlemesi(genelde ikinci sınıflar), terlikle ayağını yere sürte sürte yürüyenler…

İkinci öğretimdim…

Uykunun saati yoktu.

İkinci sınıflar sürekli olarak geçen sene başlarına gelen olayları, masallaştırarak anlatıyordu. Bizde dinliyorduk…

Yemekler ev yemeği gibi değildi. Annenizin yaptığı güzel yemeği yurda getirip yeseniz de lezzetli gelmezdi. Bu durum psikolojiktir…

Tuvalete giren çıkmaz, banyoya giren çıkmaz… Tuvalete girdiğinizde, zangır zungur kapı kolunu zorlayarak açmaya çalışanlar olur, sürekli kapıyı tıklatanlar…

Memurlar sizlere rahatlıkla diş geçirebilir. Bazen kendinizi Full Metal Jacket filmindeki bir karakter gibi hissedebilirsiniz.

Sürekli memlekete gitme fırsatı kollarsınız. Ailenizi arayıp, eve çıkmak için bahaneler anlatır durursunuz.

KYK Yurdunda İkinci Senem

İlk senem oldukça zor ve yorucu geçmişti. Alttan fazlasıyla ders kalmıştı.

Yurda biraz daha alışmıştım ve belirli bir arkadaş grubu oluşturmuştuk. Alışmak, bazen çok güzel bir şeydir. İlk sene karşıma çıkan sorunlara alışmıştım ve artık çoğu şeyi umursamıyordum.

Odamdaki iki kişi, önlisans okuyordu ve sene sonu mezun olmuşlardı.

İkinci sınıf olan diğer kişide, farabi ile memleketine gitmişti.

Artık odada sözü geçenler bizlerdik.

Bizde, odadan gidenlerin yerini, ortaklaşa kararlaştırarak, diğer odalardaki arkadaşlarımızın arasından seçmiştik ve odamıza davet etmiştik.

İkinci senemde de bitti ve alttan fazlasıyla ders kalmıştı.

KYK Yurdunda Üçüncü Senem

Artık yurtla ilgili hiçbir sıkıntım yoktu. Sıkıntım olduğunda, hakkımı arayabiliyordum. Çekingenliğim çözülmüş, insanlarla ilişkim gelişmişti.

Geç de olsa, hem yurt hemde okul hayatında bir düzen kurabilmiştim.

Artık, derslere odaklanmam gerekiyordu.Geç bile kalmıştım. KYK bursu, krediye dönmüştü.

İyi bir gayretle, üçüncü sınıf derslerini ve alttan aldığım bir dünya dersin, çoğunu vermiştim.

Kamu yönetimi bölümünü, dört yıl içinde iki kere okudum denebilir…

 

KYK Yurdunda Dördüncü Senem

Artık, bitse de gitsem duygularıyla yurda gelmiştim.

Yine en erken ben gelmiştim.

Yurt ve oda arkadaşlarımla çok fazla ilgilenemez olmuştum çünkü, ders programım çok yoğundu.

Bir nevi kabuğuna çekilme denebilir. Yurdun etüt salonunda geceleri, Ünye halk kütüphanesinde gündüzleri ders çalışırdım.

Dört yıl boyunca, dördüncü sınıf sonunda bir kaç halısaha maçına katılmıştım.

Dört yıl boyunca, üniversite hocalarımla, burada yazdığım cümleler kadar konuşmamıştım.

ve mezun oldum.

KYK Yurdu Hakkında Asıl Söylemek İstediklerim

Çok kısa olarak sizlere kendimden ve okul hayatımdan bahsettim. Yurt anılarımdan, çokça bahsetmek istemedim. Gereksiz…

Arkadaşlar, sekiz kişilik odadan bahsediyoruz.

Kardeşimle bile bir odada kalmaya katlanamazken, SEKİZ…

Siz uyurken, kimisi müzik dinleyecektir, kimisi muhabbete dalacaktır, kimisi horlayacaktır, kimisi terliğini sürterek odada gezecektir, kimisi bilgisayarıyla oynarken, klavye tuşlarının sesleriyle mause tıkırtılarıyla sizi rahatsız edecektir, falan filan…

Demokrasiyi ve insanlarla yaşamayı öğreniyorsunuz, KYK yurtlarında.

Birbirlerinizin kusurlarını görmezden geliyorsunuz.

Bir sorun olduğunda hep birlikte bir masaya oturarak, tartışıp, sorunun çözümünü buluyorsunuz.

Birlikte yaşamayı öğreniyorsunuz, ülkemin dört bir yanından gelen insanlarıyla. Bir İzmirli, Bir Rizeli, Bir Antepli, Bir Angaralıyla birlikte…

Okulda öğrendiklerinizi, odada tartışıyorsunuz.

AKP’lisi, CHP’lisi Anarşisti, Umursamaz Partilisi hep birlikte, devlet kurup devlet yıkıyorsunuz.

Farklı kimliklerle, farklı futbol takımı ve siyasal partileri bir odada topluyorsunuz ve bir arada yaşıyorsunuz.

Ülkemize bir bakalım, ne kavgalar var, ne olaylar…

Ülkemizin sorunlarından biri de bu; bir odada yaşayamayan insanların, bir ülkede yaşaması…

Bunu öğrenmek için, KYK yurtları bir fırsat.

Çekingen misiniz? İnsanlarla ilişkiniz çok mu kötü? Sıkıntı çekeceksiniz ama, bu sorunu atlatmak için KYK yurtları bir fırsat.

Mesela ben; Kardeşimle ve ailemle daha iyi geçinebiliyor, insanlarla daha etkili iletişim kurabiliyorum.

Nefret ve öfkeyle başladığım o günleri

Özlemle yad ediyorum…

 

KYK’da Yeni Dönem

KYK maceramı, çoğunlukla kötümser tavırla anlattım. Ancak emin olabilirsiniz ki, en kötü KYK bile güzeldir. Fırsatım olsa, tekrar aynı yurtta kalmak isterdim.

KYK yurtları, son dönemlerde beş yıldızlı otellerde bulamayacağınız konforu, öğrencilere sunuyor(birazcık abartı payı var).

Bu yüzden, yeni KYK yurtlarında kalanların, eve çıkmalarında hiçbir neden yok!!! (Yurt giriş-çıkış saatleri, izin alma kuralları vs. can sıkabiliyor tabi…) Eve çıkıp, fazla ve fuzuli masraf yapacağınıza yurtta kalın ve diğer illerde KYK yurtlarında kalma fırsatı elde edin, paranızı gezmelere harcayın…

Tabi eve çıkıp, kötü ve insan vicdanıyla organik bir bağı bulunmayan işler aklınızda yoksa…

Odaların her birinde, çalışma masaları mevcut. Odalardaki şantiye ve demir görünümü, yerini ev ortamına bırakmış durumda. Böyle bir yurtta, kalan birisi bence asla ne ücrete ne de imkanlara suç bulabilir… Yönetime bulabilirsiniz, ona sözüm yok!

KYK yurtlarının en çok şikayet alan bölümü bence yemekhanelerdir; Pahalılık, Hizmet, Hijyen vs… Bu şikayetler de daha çok yönetimle alakalı.

Gerçekten yurtta kaldığınızda, devletimizin iyi niyetini çok iyi şekilde anlıyorsunuz fakat, yurt yönetiminin sıkıntıları, bu iyi niyeti gölgeleyebiliyor…

İçimde Kalmasın;

Bence, yurt kantini özel işletmelerin değil, yurt işletmelerinin tekelinde olmalı. Bu durum, yurtlardaki keyfi yemekhane idaresini engelleyecek, yurtlar arası eşitsizliğide ortadan kaldıracaktır.

* Eğer yine de yurt yemekhaneleri özel işletmelere verilecekse, yurtta öğrencilere verilen günlük yemek fişleri, Ticket, Sodexo, Multinet mantığında çalışmalı. Yani; Öğrenciye, anlaşmalı işletmelerde geçerli olabilecek bir yemek kartı verilebilir. Yurt öğrencisi, yemeğini dışarıda, bu anlaşmalı işletmelerde de yiyebilmeli ki, yemekhane işletmelerinin keyfi tavırları son bulsun, az yemek çok kardan vazgeçsin, tekel olmanın meyvelerini yemesin…

Dört yıl yurtta kaldım, devletimiz her sene yemek fişlerine zam yapsa da, yediğim yemek hiç artmamıştır…

KYK yurtlarıyla ilgili her türlü sorunuzu, yorum yazarak bana iletebilirsiniz.

 

Etiketler

Sonra bunları okuyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir